WhatsApp Yazışmaları Delil mi? Hukuk ve Ceza Davalarında Delil Niteliği
Günümüzde iş ilişkilerinden borç-alacak uyuşmazlıklarına, boşanma davalarından ceza soruşturmalarına kadar pek çok olayın önemli bir kısmı WhatsApp üzerinden gerçekleşiyor. Taraflar borç konusunda anlaşıyor, ödeme sözü veriyor, işveren çalışanıyla yazışıyor, kişiler birbirlerine hakaret veya tehdit içerikli mesajlar gönderiyor ya da uyuşmazlığın ayrıntılarını mesajlaşma sırasında açıkça kabul edebiliyor.
Böyle bir uyuşmazlık ortaya çıktığında ise akla gelen ilk sorulardan biri şu oluyor:
WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olur mu?
Kısa cevap: Evet, WhatsApp yazışmaları hukuk ve ceza yargılamasında delil olarak kullanılabilir. Ancak her WhatsApp konuşması otomatik olarak geçerli, kesin veya tek başına yeterli bir delil değildir.
Mesajın kim tarafından gönderildiği, yazışmanın değiştirilip değiştirilmediği, konuşmanın tamamının sunulup sunulmadığı ve en önemlisi yazışmanın nasıl elde edildiği, mahkemenin bu delile vereceği değeri doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca “ekran görüntüsü bende, davamı kazanırım” şeklinde düşünmek doğru değildir. WhatsApp yazışmalarının delil niteliğini hukuk davaları ve ceza yargılaması bakımından ayrı ayrı incelemek gerekir.
WhatsApp Yazışmaları Hukuk Davalarında Delil Olur mu?
Hukuk davaları bakımından temel düzenlemelerden biri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesidir.
HMK m.199; uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik ortamdaki verileri de hukuken “belge” olarak kabul etmektedir.
Bu nedenle WhatsApp mesajları, e-postalar ve benzeri elektronik yazışmalar belirli koşullarda mahkemeye delil olarak sunulabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
Bir WhatsApp yazışmasının “belge” olması, onun her durumda “kesin delil” olduğu anlamına gelmez.
Mesajın içeriğine, kimden geldiğinin belirlenebilir olup olmadığına ve uyuşmazlığın niteliğine göre yazışmanın ispat gücü değişebilir.
WhatsApp Mesajları “Delil Başlangıcı” Sayılabilir mi?
Bazı hukuk davalarında uyuşmazlığın konusu olan hukuki işlemin senetle ispat edilmesi gerekir. Böyle durumlarda WhatsApp yazışmaları özellikle önem kazanabilir.
HMK m.202'ye göre bir hukuki işlemi tamamen ispatlamaya yetmeyen ancak o işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş bir belge, delil başlangıcı niteliğinde olabilir.
Dolayısıyla karşı tarafın gönderdiği WhatsApp mesajı;
“Parayı önümüzdeki ay ödeyeceğim.”
“Borcumu biliyorum ancak şu an ödeme yapamıyorum.”
“Anlaştığımız bedeli cuma günü göndereceğim.”
gibi uyuşmazlık konusu hukuki ilişkiyi ortaya koyabilecek ifadeler içeriyorsa, somut olayın özelliklerine göre önemli bir delil hâline gelebilir.
Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1984 E., 2024/4323 K. sayılı kararında WhatsApp yazışmalarının HMK m.199 kapsamında belge niteliğinde olduğu; şartları bulunuyorsa HMK m.202 kapsamında delil başlangıcı olarak değerlendirilerek tanık deliline de imkân sağlayabileceği kabul edilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Her WhatsApp konuşması kendiliğinden delil başlangıcı değildir. Mesajın, kendisine karşı ileri sürülen kişiden geldiğinin ortaya konulabilmesi ve iddia edilen hukuki işlemi en azından muhtemel göstermesi gerekir.
WhatsApp Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?
Uygulamada mahkemeye en sık sunulan delil, WhatsApp konuşmasının ekran görüntüsüdür.
Fakat ekran görüntüsü konusunda önemli bir problem vardır: Dijital görüntüler teknik olarak değiştirilebilir, kesilebilir veya konuşmanın yalnızca belirli kısmı gösterilebilir.
Bu nedenle karşı taraf;
“Bu mesajı ben göndermedim.”
“Bu konuşma değiştirilmiş.”
“Mesajların öncesi ve sonrası özellikle gizlenmiş.”
şeklinde itirazlarda bulunabilir.
Böyle bir durumda yalnızca ekran görüntüsüne bakılması her zaman yeterli olmayabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23.05.2023 tarihli, 2023/287 E., 2023/1549 K. sayılı kararı bu konuda oldukça dikkat çekicidir. Söz konusu olayda WhatsApp mesajları ekran görüntüsü şeklinde dosyaya sunulmuş ancak yapılan bilirkişi incelemesinde ilgili mesajların davacının telefonunda bulunmadığı görülmüştür. Mesajların karşı tarafça gönderildiği de doğrulanamamıştır.
Yargıtay bu durumda, kim tarafından gönderildiği tespit edilemeyen WhatsApp çıktılarının delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varmıştır.
Bu karar bize uygulamada çok önemli bir şey söylüyor:
Ekran görüntüsünü almak faydalıdır ancak mümkünse yazışmanın bulunduğu orijinal telefon ve mesaj kayıtları da korunmalıdır.
Mesajları ekran görüntüsü aldıktan hemen sonra silmek, ileride gerçeklik veya aidiyet konusunda teknik inceleme gerektiğinde ciddi sorun yaratabilir.
WhatsApp Mesajı İnkâr Edilirse Ne Olur?
Karşı taraf WhatsApp yazışmasının kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.
Bu durumda mahkeme;
mesajın gönderildiği telefon numarasını,
tarafların kullandıkları telefon hatlarını,
konuşmanın bütününü,
mesajların tarih ve saatlerini,
mevcut diğer belgeleri,
banka hareketlerini,
tarafların diğer beyanlarını,
tanık anlatımlarını,
gerektiğinde telefon veya dijital materyal üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesini
birlikte değerlendirebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/3869 K. sayılı kararında da bir WhatsApp mesajının ilgili davalıdan gelip gelmediğinin araştırılması gerektiği; mesajın davalıdan geldiğinin belirlenmesi hâlinde delil başlangıcı olarak diğer delillerle birlikte değerlendirilebileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla WhatsApp mesajlarının ispat gücünde en önemli meselelerden biri aidiyet, yani mesajın gerçekten iddia edilen kişi tarafından gönderilip gönderilmediğidir.
Konuşmanın Tamamı Neden Önemlidir?
Bir başka önemli sorun da yalnızca seçilmiş birkaç mesajın mahkemeye sunulmasıdır.
Örneğin karşı tarafın sadece;
“Tamam, ödeyeceğim.”
mesajının ekran görüntüsünün sunulduğunu düşünelim.
Bu ifade ilk bakışta borç kabulü gibi görünebilir. Ancak konuşmanın hemen öncesinde başka bir ödeme veya başka bir konu tartışılıyorsa mesajın hukuki anlamı tamamen değişebilir.
Benzer şekilde ceza yargılamasında da tehdit veya hakaret olduğu iddia edilen bir mesaj, konuşmanın bütünü incelendiğinde farklı bir bağlam içerisinde değerlendirilebilir.
Bu nedenle dijital yazışmalarda yalnızca tek bir mesaj değil, mümkün olduğu ölçüde konuşmanın öncesi ve sonrası ile birlikte bütünlüğünün korunması önem taşır.
Hukuka Aykırı Şekilde Elde Edilen WhatsApp Mesajları Delil Olur mu?
WhatsApp yazışmalarında en kritik konulardan biri mesajın içeriğinden önce nasıl elde edildiğidir.
HMK m.189/2 açık bir şekilde hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle başka bir kişinin telefonunu gizlice ele geçirmek, telefonun şifresini kırmak, hesabına izinsiz girmek veya başka yollarla özel yazışmalarına ulaşmak ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarihli, 2024/101 E., 2024/7537 K. sayılı kararında da boşanma davasında eşin telefon şifresinin kırılması veya telefonun zorla ele geçirilmesi suretiyle elde edilen dijital kayıtların hukuka aykırı delil niteliği tartışılmış ve bu tür kayıtların hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir.
Bu noktada özellikle şu ayrımı yapmak gerekir:
Konuşmanın Tarafı Olmak ile Başkasının Yazışmasını Ele Geçirmek Aynı Şey Değildir
Kişinin bizzat tarafı olduğu WhatsApp konuşmasının kendi telefonundaki kaydını mahkemeye sunması ile üçüncü kişilerin kendi aralarında yaptığı özel konuşmaya gizlice ulaşması hukuken aynı şekilde değerlendirilmez.
Örneğin A kişisinin B kişisine gönderdiği mesajın B tarafından uyuşmazlıkta delil olarak kullanılması ile B'nin, A'nın telefonunun şifresini kırarak A ile C arasındaki konuşmaları ele geçirmesi arasında önemli bir fark vardır.
İkinci durumda özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği ve hukuka aykırı delil yasağı gündeme gelebilir. Ayrıca delilin elde ediliş şekline göre Türk Ceza Kanunu kapsamında ayrı bir cezai sorumluluk tartışması da ortaya çıkabilir.
Bu nedenle “Mesaj doğruysa nasıl elde edildiğinin önemi yoktur” düşüncesi hukuken doğru değildir.
İşveren Çalışanın WhatsApp Mesajlarını Okuyabilir mi?
WhatsApp yazışmaları iş hukukunda da sıkça gündeme gelmektedir.
Anayasa Mahkemesinin Samet Ayyıldız, B. No: 2018/34548, 28.12.2021 tarihli kararı bu konuda önemli bir örnektir.
Olayda çalışanın işyeri bilgisayarında bulunan WhatsApp yazışmalarının işveren tarafından incelenmesi ve mesaj içeriklerinin iş sözleşmesinin feshedilmesinde kullanılması söz konusuydu.
Anayasa Mahkemesi; çalışana iletişimin izlenebileceği konusunda önceden açık bir bilgilendirme yapılmaması, kişisel WhatsApp yazışmalarına rıza dışında erişilmesi ve müdahalenin gerekliliği ile ölçülülüğünün yeterince değerlendirilmemesi gibi hususları dikkate alarak özel hayata saygı hakkı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Dolayısıyla işverenin bilgisayarın veya telefonun sahibi olması, çalışanın bütün kişisel yazışmalarının sınırsız şekilde incelenebileceği anlamına gelmez.
Ceza Davalarında WhatsApp Yazışmaları Delil Olur mu?
Ceza yargılamasında da WhatsApp mesajları son derece önemli deliller arasında yer alabilir.
Örneğin;
tehdit,
hakaret,
şantaj,
dolandırıcılık,
uyuşturucu madde ticareti,
rüşvet,
nüfuz ticareti,
örgütlü suçlar,
cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar
gibi çok farklı soruşturma ve kovuşturmalarda dijital yazışmalar dosyanın önemli bir parçasını oluşturabilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m.217/2 uyarınca yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Bu nedenle ceza yargılamasında temel soru yalnızca “WhatsApp mesajı var mı?” değildir.
Şu soruların da cevaplanması gerekir:
Mesaj hukuka uygun şekilde mi elde edildi?
Mesajı gerçekten sanık mı gönderdi?
Kayıt üzerinde değişiklik yapıldı mı?
Konuşmanın tamamı mevcut mu?
Mesajın içeriğini doğrulayan veya çürüten başka deliller var mı?
Ceza Davasında Ekran Görüntüsü Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Bu konuda “WhatsApp ekran görüntüsü hiçbir zaman tek başına delil olmaz” veya tam tersine “ekran görüntüsü varsa mahkûmiyet çıkar” şeklinde kesin kurallar koymak doğru değildir.
Ceza yargılamasında deliller somut olayın tamamıyla birlikte değerlendirilir.
Bir mesajın;
gönderildiği cihaz,
numara veya hesap ile kişi arasındaki bağlantı,
mesaj tarihleri,
diğer iletişim kayıtları,
tanık anlatımları,
banka hareketleri,
kamera görüntüleri,
bilirkişi raporları,
sanık ve müşteki beyanları
gibi başka delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle mesajın sanığa ait olduğu inkâr ediliyorsa, dijital materyalin teknik incelemesi önem kazanabilir.
Ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmünün her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanması gerektiğinden, doğrulanamayan veya kaynağı belirsiz bir ekran görüntüsüne ihtiyatla yaklaşılması gerekir.
Savcılık veya Polis Tarafından Telefonda Bulunan WhatsApp Mesajları
Ceza soruşturmalarında farklı bir durum daha vardır: Telefonun kolluk veya soruşturma makamları tarafından ele geçirilmesi ve telefon içerisindeki dijital verilerin incelenmesi.
Burada arama, elkoyma ve dijital materyallerin incelenmesine ilişkin Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri önem kazanır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2023 tarihli, 2022/515 E., 2023/661 K. sayılı kararında başka bir soruşturma kapsamında ele geçirilen telefondaki WhatsApp yazışmalarının delil olarak kullanılması tartışılmıştır.
Ceza Genel Kurulu, telefonun hangi koşullarda ele geçirildiği ve arama-el koyma işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığı belirlenmeden WhatsApp yazışmalarının hükme esas alınması konusunda eksik araştırma yapıldığı sonucuna ulaşmıştır.
Bu kararın verdiği mesaj son derece açıktır:
Ceza yargılamasında dijital delilin içeriği kadar, o delile hangi hukuki süreç sonucunda ulaşıldığı da önemlidir.
Çünkü Anayasa m.38/6'ya göre kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m.206 ve m.217 de hukuka uygun delil ilkesini ceza muhakemesinin temel kurallarından biri hâline getirmektedir.
Başkasının WhatsApp Mesajlarını Gizlice Almak Suç Oluşturabilir mi?
Burada vatandaşların sık yaptığı önemli bir hataya da değinmek gerekir.
Bir mesajın dava açısından faydalı olabileceğini düşünmek, o mesaja ulaşmak için her yöntemin kullanılabileceği anlamına gelmez.
Başkasının telefonuna izinsiz girmek, özel yazışmalarını ele geçirmek, bunları kaydetmek veya üçüncü kişilere yaymak olayın özelliklerine göre başta haberleşmenin gizliliği, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması olmak üzere farklı hukuki sorunlar yaratabilir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2019/138 sayılı kararında da bir şirket sahibinin çalışanın WhatsApp yazışmalarını rızası dışında elde etmesi ve üçüncü kişilerle paylaşması iddiaları bakımından meselenin Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Dolayısıyla delil toplamaya çalışırken ayrıca hukuki veya cezai sorumluluk doğurabilecek bir davranışta bulunulmaması gerekir.
WhatsApp Yazışmasını Delil Olarak Kullanacaksanız Ne Yapmalısınız?
Bir uyuşmazlığın doğabileceğini düşünüyorsanız öncelikle mesajları silmemek gerekir.
Mümkünse yalnızca tek bir mesajın değil, konuşmanın tamamının korunması önemlidir. Tarih ve saat bilgileri, telefon numarası veya hesap bilgileri görülebilecek şekilde kayıt alınması daha sağlıklıdır.
Orijinal telefonun korunması da özellikle karşı tarafın yazışmaları inkâr etmesi hâlinde önem kazanabilir.
Bunun yanında yazışmayı destekleyen başka deliller varsa bunlar da muhafaza edilmelidir. Örneğin WhatsApp üzerinden verilen bir borcun konuşulduğu dosyada banka dekontu, ödeme açıklaması, sözleşme veya tanık anlatımı önemli hâle gelebilir.
Ceza dosyasında ise mesajın yanında telefon kayıtları, para transferleri, kamera görüntüleri veya diğer maddi deliller olayın ispatında etkili olabilir.
En önemlisi ise delil elde etmek amacıyla başka bir kişinin telefonuna, hesabına veya özel yazışmalarına hukuka aykırı biçimde erişilmemesidir.
WhatsApp Yazışmaları Noter Tarafından Tespit Ettirilebilir mi?
Uygulamada dijital içeriğin ileride silinmesi veya değiştirilmesi ihtimaline karşı çeşitli tespit yöntemleri gündeme gelebilmektedir.
Ancak noter tespiti yapılmış olması da mesajın içeriğini otomatik olarak tartışmasız ve kesin delil hâline getirmez. Noter tarafından görülen mevcut durumun tespit edilmesi ile mesajın gerçekten belirli kişi tarafından gönderildiğinin teknik olarak doğrulanması birbirinden farklı meselelerdir.
Somut olayın niteliğine göre mahkeme aracılığıyla delil tespiti, bilirkişi incelemesi veya başka koruma yöntemleri de gündeme gelebilir.
Bu nedenle ciddi bir uyuşmazlıkta hangi yöntemin kullanılacağının dosya özelinde belirlenmesi daha sağlıklı olacaktır.
Silinen WhatsApp Mesajları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Mesajın silinmiş olması her durumda artık hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelmez. Ancak orijinal veri ortadan kalktıkça mesajın gerçekliğinin ve kime ait olduğunun doğrulanması zorlaşabilir.
Özellikle yalnızca ekran görüntüsünün kaldığı ve karşı tarafın mesajı inkâr ettiği durumlarda ciddi bir ispat sorunu ortaya çıkabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/287 E., 2023/1549 K. sayılı kararında da orijinal telefonda bulunmayan ve göndericisi doğrulanamayan WhatsApp ekran görüntülerinin delil başlangıcı kabul edilmemesi bunun önemli örneklerinden biridir.
Bu nedenle olası bir uyuşmazlık varsa yazışmaların orijinal hâlinin korunması büyük önem taşır.
Sonuç: WhatsApp Mesajı Varsa Dava Kazanılır mı?
Hayır.
Bir dosyada WhatsApp mesajının bulunması, davanın otomatik olarak kazanılacağı veya kişinin ceza alacağı anlamına gelmez.
Aynı şekilde “WhatsApp mesajları delil değildir” şeklindeki yaygın kanaat de doğru değildir.
Doğru yaklaşım şudur:
WhatsApp yazışmaları hem hukuk hem de ceza yargılamasında önemli bir delil olabilir; ancak delilin değeri somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Hukuk yargılamasında mesajlar HMK m.199 kapsamında belge niteliği taşıyabilir ve şartları varsa HMK m.202 anlamında delil başlangıcı oluşturabilir.
Ceza yargılamasında ise WhatsApp mesajları hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmak kaydıyla diğer deliller gibi değerlendirmeye alınabilir.
Her iki yargılama türünde de mesajın kim tarafından gönderildiğinin belirlenebilmesi, yazışmanın bütünlüğü, orijinal kayıtların korunması ve delilin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması son derece önemlidir.
Bu nedenle bir uyuşmazlıkta yalnızca ekran görüntüsüne bakarak kesin bir hukuki sonuca ulaşmak yerine; mesajın elde ediliş şekli, içeriği, aidiyeti ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olur mu?
Evet. WhatsApp yazışmaları hukuk ve ceza davalarında delil olarak kullanılabilir. Ancak mesajın gerçekliği, kime ait olduğu, nasıl elde edildiği ve diğer delillerle ilişkisi mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilir.
WhatsApp ekran görüntüsü delil olur mu?
Olabilir. Ancak ekran görüntüsü değiştirilebilir bir dijital veri olduğundan karşı tarafça inkâr edilmesi hâlinde tek başına yeterli görülmeyebilir. Orijinal telefonun ve yazışmanın korunması önemlidir.
WhatsApp mesajı borç ispatında kullanılabilir mi?
Evet. Karşı tarafın gönderdiği ve borç ilişkisini muhtemel gösteren WhatsApp mesajları şartları bulunuyorsa HMK m.202 kapsamında delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir. Mesajın içeriği ve göndericisinin belirlenebilir olması önemlidir.
WhatsApp mesajı inkâr edilirse ne olur?
Mesajın gerçekten ilgili kişi tarafından gönderilip gönderilmediği araştırılabilir. Gerektiğinde telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması ve diğer delillerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Başkasının telefonundaki WhatsApp mesajlarını mahkemeye sunabilir miyim?
Mesajın nasıl elde edildiği önemlidir. Başkasının telefonuna veya hesabına izinsiz erişilerek elde edilen özel yazışmalar hukuka aykırı delil niteliğinde olabilir ve ayrıca hukuki veya cezai sorumluluk doğurabilir.
Ceza davasında WhatsApp mesajları delil olur mu?
Evet. CMK uyarınca hukuka uygun şekilde elde edilen WhatsApp mesajları ceza yargılamasında delil olarak değerlendirilebilir. Ancak mesajın sanığa aidiyeti, gerçekliği, bütünlüğü ve diğer delillerle ilişkisi ayrıca incelenir.
Silinen WhatsApp mesajının ekran görüntüsü kullanılabilir mi?
Dosyaya sunulabilir; fakat mesajın orijinal cihazdan silinmesi ve karşı tarafça inkâr edilmesi hâlinde gerçekliğinin doğrulanması zorlaşabilir. Bu durum delilin ispat gücünü önemli ölçüde etkileyebilir.
WhatsApp mesajları kesin delil midir?
Her durumda değildir. WhatsApp mesajının hukuki niteliği ve ispat gücü uyuşmazlığın türüne, içeriğine, kaynağına ve elde edilme yöntemine göre değişir.
İlgili Mevzuat ve Kararlar
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20, m.22 ve m.38/6
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189, m.199 ve m.202
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.206 ve m.217
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2023/287 E., 2023/1549 K., 23.05.2023
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2023/1984 E., 2024/4323 K.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/3869 K.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/101 E., 2024/7537 K., 16.10.2024
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2022/515 E., 2023/661 K., 13.12.2023
Anayasa Mahkemesi, Samet Ayyıldız, B. No: 2018/34548, 28.12.2021
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 16.05.2019 tarihli ve 2019/138 sayılı Karar
BİLGİLENDİRME NOTU
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık veya kesin hukuki görüş niteliğinde değildir. WhatsApp yazışmalarının delil niteliği; yazışmanın içeriğine, elde edilme yöntemine, taraflarına, uyuşmazlığın türüne ve dosyada bulunan diğer delillere göre değişebilir. Mevzuat ve yargı kararları zaman içerisinde değişebileceğinden, somut olaylarda güncel hukuki durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.


Yorumlar