top of page

Alkollü Araç Kullanmanın Cezası Sadece Para Cezası mı? Hayır, hapis cezası da var.

Yazarın fotoğrafı: Av. Barış İÇÖZ
Av. Barış İÇÖZ
16 Eyl
12 dakikada okunur

Alkollü araç kullanırken trafik kontrolüne yakalanan bir sürücü, yalnızca para cezası ödeyip ehliyetini bir süre kullanamayacağını düşünebilir. Ancak alkol oranı veya sürücünün durumu nedeniyle olayın ceza hukuku boyutu da bulunabilir. Alkollü araç kullanmak, şartları oluştuğunda 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını gerektiren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturur. Özellikle 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında, idari trafik cezasının yanında Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi kapsamında adli işlem yapılır. Üstelik 1,00 promilin altında olmak da her durumda ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kişinin alkol nedeniyle güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun somut olarak tespit edilmesi halinde daha düşük bir alkol oranında da suç oluşabilir. Peki alkollü araç kullanırken yakalanan kişi ne kadar hapis cezası alır? Dosya savcılığa gönderildikten sonra süreç nasıl ilerler? Seri muhakeme veya basit yargılama uygulanır mı? Verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi? Bu soruların cevapları, trafik cezası ile ceza yargılamasının birbirinden ayrılmasıyla başlar.

Alkollü Araç Kullanmak Ne Zaman Suç Olur?

Alkollü araç kullanmanın iki ayrı hukuki sonucu bulunmaktadır. Bunlardan ilki Karayolları Trafik Kanunu kapsamında uygulanan idari yaptırımlar, ikincisi ise Türk Ceza Kanunu kapsamında doğabilecek ceza sorumluluğudur.

Hususi otomobil sürücüsünün 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullanması idari yaptırım gerektirir. Hususi otomobil dışındaki araçlarda ise bu sınır daha düşüktür.

Buna karşılık, yapılan ölçümde 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu belirlenen sürücü hakkında ayrıca TCK m.179/3 kapsamında adli işlem yapılır.

Burada en sık karıştırılan husus, trafik cezasının kesilmesiyle ceza soruşturmasının birbirinin yerine geçtiğinin düşünülmesidir. Oysa aynı olay nedeniyle hem trafik idari para cezası uygulanması hem de ceza soruşturması yürütülmesi mümkündür.

Örneğin trafik kontrolünde 1,20 promil alkollü olduğu tespit edilen bir sürücüye idari para cezası verilmesi ve sürücü belgesinin geri alınması, hakkında yürütülecek ceza soruşturmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

1 promilin altında alkollü araç kullanmak da suç olabilir mi?

Evet. TCK m.179/3'te düzenlenen suçun oluşabilmesi için her durumda 1,00 promilin aşılmış olması şart değildir. Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca, 1,00 promilin altında alkollü olmasına rağmen alkolün etkisiyle güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü hakkında da adli işlem yapılabilir.

Ancak yalnızca düşük bir alkol oranının tespit edilmiş olması, tek başına kişinin güvenli araç kullanamayacak durumda olduğunu göstermez. Bu durumda sürücünün araç kullanma yeteneğine ilişkin somut tespitler önem taşır. Bu nedenle “1 promilin altında çıktım, hakkımda kesinlikle ceza davası açılamaz” düşüncesi doğru değildir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Hapis Cezası Ne Kadar?

Alkol nedeniyle güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen araç kullanan kişi hakkında TCK m.179/3 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu ceza, 4 Haziran 2025 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle güncellenmiştir. Dolayısıyla internette yer alan eski tarihli yazılardaki ceza miktarlarına dikkat edilmelidir.


Ancak kanundaki alt ve üst sınır, her sürücüye aynı cezanın verileceği anlamına gelmez. Mahkeme, suçun işleniş biçimini, meydana gelen tehlikenin ağırlığını ve cezanın belirlenmesinde etkili olan diğer hususları değerlendirerek temel cezayı belirler.

Şartları bulunması halinde TCK m.62 kapsamında takdiri indirim uygulanması da mümkündür. Bu indirim, otomatik bir hak veya kesin bir sonuç değildir.

Örneğin temel cezanın 6 ay olarak belirlendiği ve tam oranında takdiri indirim uygulandığı varsayılırsa ceza 5 aya düşebilir. Bununla birlikte alkollü araç kullanma dosyalarında sonuç cezanın belirlenmesinde seri muhakeme ve basit yargılama usulleri de önemli rol oynayabilir.

Alkollü Araç Kullanırken Yakalanınca Süreç Nasıl İlerler?

Alkollü araç kullanma nedeniyle hem idari yaptırım hem de ceza soruşturması söz konusu olduğunda süreç birbirinden farklı iki hukuki yönden ilerler.

1. Trafik kontrolü ve alkol ölçümü yapılır

Trafik görevlileri tarafından sürücünün alkol oranı teknik cihazla ölçülür. Ölçüm sonucunda yasal sınırın aşıldığının belirlenmesi halinde ilgili trafik mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapılan ölçümde 1,00 promilin üzerinde alkol tespit edilirse sürücü hakkında ayrıca TCK m.179/3 kapsamında adli işlem başlatılır.

Alkol nedeniyle güvenli araç kullanamayacak durumda olduğu somut olarak tespit edilen sürücüler bakımından da 1,00 promilin altında adli işlem yapılması mümkündür.

Ölçüm sonucu, trafik tutanakları ve varsa sürücünün durumuna ilişkin diğer tespitler, sonraki hukuki süreçte önem taşır.


2. Trafik cezası uygulanır ve ehliyet geri alınabilir

Alkollü araç kullanma sınırının aşılması halinde, sürücünün önceki ihlallerine göre idari para cezası ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması söz konusu olur.

Ancak sürücüye trafik cezası kesilmesi, ceza soruşturmasının sona erdiği anlamına gelmez. Trafik cezasının ödenmesi de TCK m.179/3 kapsamında yürütülen adli süreci kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

3. Dosya Cumhuriyet Başsavcılığına intikal eder

Alkollü araç kullanma fiilinin suç oluşturduğuna ilişkin yeterli şüphe bulunduğunda Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülür. Soruşturma aşamasında alkol ölçümüne ilişkin belgeler, trafik görevlilerinin düzenlediği tutanaklar ve olayın özelliklerine göre diğer deliller değerlendirilir. Şüphelinin ifadesinin alınması ve dosyanın seri muhakeme usulüne uygun olup olmadığının incelenmesi de bu aşamada gündeme gelebilir. Burada önemli bir nokta vardır: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde seri muhakeme usulü kapsamında sayılan suçlardan biridir. Bu nedenle adli süreç her zaman doğrudan klasik bir ceza davasıyla başlamaz. Kanuni şartlar mevcutsa soruşturma aşamasında seri muhakeme usulü uygulanabilir.


Alkollü Araç Kullanma Suçunda Seri Muhakeme Usulü Nedir?

Seri muhakeme, kanunda belirlenen bazı suçlarda ceza yargılamasının soruşturma aşamasında özel bir usulle sonuçlandırılmasını sağlayan düzenlemedir.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu da bu kapsamdadır.

Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü teklif edildiğinde şüpheliye isnat edilen suç, uygulanacak usul ve teklif edilen yaptırım hakkında bilgi verilir.

Bu usulün uygulanabilmesi için şüphelinin teklifi müdafii huzurunda ve özgür iradesiyle kabul etmesi gerekir. Müdafii bulunmayan kişiye bu işlem için müdafi görevlendirilir.

Şüphelinin kabulü üzerine Cumhuriyet savcısı, kanundaki alt ve üst sınırlar arasında belirlediği temel cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Hazırlanan talepname mahkemeye sunulur. Mahkeme de şüpheliyi müdafii huzurunda dinleyerek kanuni koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirir.


Seri muhakemede hapis cezası ne kadar düşer?

Seri muhakeme usulünde temel ceza üzerinden yarı oranında indirim yapılır.

Örneğin Cumhuriyet savcısının temel cezayı 6 ay hapis olarak belirlediği varsayılırsa seri muhakeme indirimi sonucunda ceza 3 aya düşer.

Temel cezanın 1 yıl olarak belirlenmesi halinde ise aynı indirim sonucunda 6 aylık hapis cezası söz konusu olur.

Ancak bu örnekler, her alkollü araç kullanma dosyasında aynı cezanın verileceği anlamına gelmez. Temel ceza ve sonuç yaptırım somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Seri muhakemede belirlenen hapis cezasının kanuni şartların bulunması halinde seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması da gündeme gelebilir.

Seri muhakemeyi kabul etmek zorunlu mu?

Hayır. Şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul etmesi zorunlu değildir.

Teklifin kabul edilmemesi veya usulün başka bir nedenle tamamlanamaması halinde soruşturma genel hükümlere göre devam eder. Yeterli şüphe bulunması halinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılabilir.

Burada yalnızca ceza indiriminin miktarına bakarak karar verilmemelidir. Kişinin isnat edilen fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediği, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, ölçüm ve tespitlerin hukuka uygunluğu ile teklif edilen yaptırımın sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.

Seri muhakeme kapsamında verilen kararın da hukuki sonuçları bulunur. Bu nedenle usulün kabulü, yalnızca daha düşük ceza alınmasını sağlayan basit bir işlem olarak görülmemelidir.

Seri Muhakeme Uygulanmazsa Basit Yargılama Usulü Uygulanabilir mi?

Evet. Seri muhakeme usulünün uygulanamaması veya tamamlanamaması nedeniyle kamu davası açıldığında basit yargılama usulü gündeme gelebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesine göre, kanunda öngörülen cezanın üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir.

TCK m.179/3 kapsamındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun üst sınırı iki yıl olduğundan bu suç da basit yargılama kapsamındadır.



Basit yargılamada mahkemeye gitmek gerekir mi?

Basit yargılama usulünde iddianame sanığa tebliğ edilir ve yazılı savunmasını sunması için iki haftalık süre tanınır.

Mahkeme, dosya kapsamını yeterli görürse duruşma açmadan karar verebilir. Ancak gerekli gördüğü takdirde duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam etmesi de mümkündür.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, savunmanın yalnızca yazılı olarak alınabilecek olmasıdır. Bu nedenle iddianamenin tebliğ edilmesinden sonra savunma süresinin takip edilmesi ve dosyadaki delillerin değerlendirilmesi önem taşır.

Basit yargılamada hapis cezası ne kadar düşer?

Basit yargılama usulünde mahkûmiyet kararı verilmesi halinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.

Örneğin başka bir artırım veya indirim bulunmadığı varsayımıyla 6 aylık sonuç hapis cezası, basit yargılama indirimiyle 4 ay 15 güne düşebilir.

Bir yıllık sonuç ceza ise aynı indirim sonucunda 9 aya iner.

Ancak seri muhakemedeki yarı oranındaki indirim ile basit yargılamadaki dörtte bir indirim aynı dosyada art arda uygulanan indirimler değildir. Bunlar farklı aşamalarda uygulanabilen ayrı muhakeme usulleridir.

Basit yargılama sonucunda verilen karara itiraz edilmesi halinde genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi mümkündür. İtirazın kim tarafından ve hangi nedenle yapıldığı, dörtte birlik indirimin korunması bakımından önem taşıyabilir.

Alkollü Araç Kullanma Suçundan Cezaevine Girilir mi?

Alkollü araç kullanma nedeniyle verilen hapis cezasının mutlaka cezaevinde infaz edileceğini söylemek doğru değildir. Ancak “ilk kez yakalandım, cezaevine girmem mümkün değil” düşüncesi de hukuken doğru değildir.

Cezaevine girilip girilmeyeceği, yargılamanın sonucuna ve verilen cezanın nasıl uygulanacağına bağlıdır.

Somut olayda;

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması,

  • Hapis cezasının ertelenmesi,

  • Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi,

gibi kurumlar gündeme gelebilir.

Bunların uygulanıp uygulanamayacağı kişinin adli geçmişine, sonuç cezanın miktarına ve ilgili kanuni şartlara göre değerlendirilir.

Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi ve cezanın ceza infaz kurumunda yerine getirilmesinin gerekmesi halinde ise infaz mevzuatı uygulanır.

4 Haziran 2025 tarihinde yapılan değişiklikle, denetimli serbestlik yoluyla infazdan yararlanılması bakımından, kapsam dahilindeki suçlarda ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreye ilişkin yeni bir asgari şart getirilmiştir.

Bu nedenle özellikle yeni tarihli suçlarda “iki yılın altındaki hapis cezalarının hiçbir şekilde yatarı yoktur” şeklinde kesin bir sonuca varılmamalıdır. Suç tarihi, kesinleşen ceza, kişinin önceki mahkûmiyetleri ve uygulanabilecek infaz hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.


Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Verilebilir mi?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda kanuni şartların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

HAGB, mahkemenin kurduğu hükmün belirli koşullar altında sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur.

31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK m.231 uyarınca, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olması halinde HAGB kararı verilmesi mümkündür.

Ancak cezanın iki yıl veya altında olması tek başına yeterli değildir.

Kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması ve varsa suç nedeniyle meydana gelen zararın giderilmesine ilişkin kanuni koşulların sağlanması da gerekir.


HAGB kararı verilmesi halinde yetişkin sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur. Bu sürenin kanuni şartlara uygun şekilde tamamlanması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.

Ancak denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması halinde hükmün açıklanması gündeme gelebilir.

Dolayısıyla HAGB, kişinin hiçbir hukuki yükümlülüğünün bulunmadığı veya olayın tamamen sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez.

Alkollü Araç Kullanma Cezası Adli Para Cezasına Çevrilebilir mi?

Evet, ancak belirli koşulların gerçekleşmesi gerekir.

TCK m.179/3'te öngörülen yaptırım doğrudan hapis cezasıdır. Kanun bu suç için hapis veya adli para cezası şeklinde seçimlik bir yaptırım düzenlememiştir.

Bununla birlikte TCK m.50 uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür.

Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.

Bu nedenle mahkemenin verdiği sonuç cezanın bir yıl veya altında olması ve diğer kanuni koşulların gerçekleşmesi halinde hapis cezasının adli para cezasına veya kanunda belirtilen başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi gündeme gelebilir.

Burada trafik idari para cezası ile adli para cezasının birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır.

Trafik idari para cezası, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında uygulanır. Adli para cezası ise ceza yargılaması sonucunda hükmedilebilen bir yaptırımdır.

Bu nedenle sürücünün trafik cezasını ödemesi, hakkındaki ceza soruşturmasının adli para cezasına çevrildiği veya sona erdiği anlamına gelmez.

Hapis Cezası Ertelenebilir mi?

TCK m.51 uyarınca, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası kanuni şartların bulunması halinde ertelenebilir.

Bunun için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecindeki durumu itibarıyla yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması gibi koşullar aranır.

Erteleme ile HAGB aynı hukuki sonucu doğurmaz.

HAGB'de kurulan hüküm belirli koşullarla hukuki sonuç doğurmazken, ertelemede mahkûmiyet hükmü bulunmaktadır. Hapis cezasının infazı, kanunda öngörülen koşullara bağlı olarak ertelenmektedir.

Ayrıca HAGB kararı verilen aynı hapis cezasının bir yandan ertelenmesi veya seçenek yaptırıma çevrilmesi söz konusu değildir.

İlk Kez Alkollü Araç Kullanırken Yakalanan Kişi Hapis Cezası Alır mı?

İlk kez alkollü araç kullanırken yakalanmak suçun oluşmasına engel değildir.

Bir kişi daha önce hiç trafik cezası almamış olsa dahi, 1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullandığının tespit edilmesi halinde hakkında TCK m.179/3 kapsamında adli işlem yapılabilir.

Ancak ilk kez suç işleyen kişi ile daha önce mahkûmiyeti bulunan kişinin hukuki durumları her zaman aynı değildir.

Özellikle HAGB, erteleme ve bazı seçenek yaptırımlar bakımından kişinin önceki mahkûmiyetleri önem taşıyabilir.

Bu nedenle ilk kez yakalanan bir kişinin mutlaka cezaevine gireceği söylenemeyeceği gibi, hiçbir şekilde hapis cezası almayacağı da söylenemez.

Alkollü Araç Kullanma Cezası 2026 Yılında Ne Kadar?

Alkollü araç kullanma nedeniyle uygulanan idari para cezaları, 27 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan 7574 sayılı Kanunla önemli ölçüde artırılmıştır.

Güncel düzenlemeye göre yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülere, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru beş yıllık dönem dikkate alınarak aşağıdaki yaptırımlar uygulanır.

İlk ihlalde: 25.000 TL idari para cezası uygulanır ve sürücü belgesi 6 ay süreyle geri alınır.

İkinci ihlalde: 50.000 TL idari para cezası uygulanır ve sürücü belgesi 2 yıl süreyle geri alınır.

Üçüncü veya daha fazla ihlalde: Her defasında 150.000 TL idari para cezası uygulanır ve sürücü belgesi 5 yıl süreyle geri alınır.

Tekrarlanan ihlallerde sürücü belgesinin geri alınabilmesi için sürücü davranışlarını geliştirme eğitimi, psikoteknik değerlendirme veya psikiyatri uzmanı muayenesi gibi ek şartlar da gündeme gelebilir.

Geri alınan sürücü belgesinin iadesi için ilgili kişinin Karayolları Trafik Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının tamamını ödemiş olması da gerekir.

Bu yaptırımlar yalnızca trafik mevzuatına ilişkindir. Fiilin TCK kapsamında suç oluşturması halinde ayrıca ceza soruşturması yürütülebilir.

Ticari araçlarda alkol sınırı aynı mı?

Hayır. Hususi otomobil sürücüleri bakımından idari yaptırım sınırı 0,50 promilin üzeridir. Hususi otomobil dışındaki araçlarda ise promil alt sınırı 0,21 olarak uygulanır.

Bu nedenle hususi otomobil için geçerli olan alkol sınırının diğer bütün araçlar bakımından da aynı olduğunu düşünmek doğru değildir.

Alkolmetreye Üflememek Hapis Cezasından Kurtarır mı?

Alkolmetreye üflemeyi reddetmek, hukuki sorumluluktan kurtulmanın bir yöntemi değildir. 2026 yılında yapılan kanun değişikliğiyle, alkol veya uyuşturucu madde miktarının tespiti amacıyla kolluk tarafından yapılacak ölçümü yaptırmayan sürücüler için 150.000 TL idari para cezası ve sürücü belgesinin 5 yıl süreyle geri alınması öngörülmüştür.

Ayrıca yaralanmalı, ölümlü veya kolluğun müdahil olduğu maddi hasarlı trafik kazalarında alkol tespitine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Kanunda belirtilen koşullarda sürücünün sağlık kuruluşuna götürülerek biyolojik örneklerle alkol tespiti yapılması da mümkündür.

Bu nedenle ölçüm yaptırmamak, olayın ceza hukuku bakımından incelenmesini her durumda engellemez.

Alkollü Araç Kullanırken Kaza Yapılırsa Ne Olur?

Alkollü araç kullanılması nedeniyle bir trafik kazasının meydana gelmesi, olayın hukuki niteliğini değiştirebilir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre hususi otomobil sürücüsünün 0,50 promilin, diğer araç sürücülerinin ise 0,20 promilin üzerinde alkollü şekilde trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde Türk Ceza Kanunu hükümleri ayrıca gündeme gelir.

Özellikle bir kişinin yaralanması veya hayatını kaybetmesi halinde taksirle yaralama ya da taksirle öldürme gibi farklı suçlar bakımından da değerlendirme yapılması gerekebilir.

Bu durumda olayın yalnızca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir. Trafik kazasının meydana gelmesi, yaralanma veya ölüm sonucunun bulunması ve sürücünün kusur durumu birlikte incelenmelidir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunda Kaza Yapmak Şart mı?

Hayır. TCK m.179/3 kapsamında suç oluşması için mutlaka bir trafik kazasının meydana gelmesi gerekmez. Örneğin hiçbir kazaya karışmadan rutin trafik kontrolünde 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu belirlenen sürücü hakkında da adli işlem yapılabilir.

Aynı şekilde kişinin kimseye zarar vermemiş olması, alkol nedeniyle güvenli araç kullanamayacak durumda olmasına rağmen araç kullandığı yönündeki değerlendirmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle “kaza yapmadım, kimseye zarar vermedim, yalnızca trafik cezası öderim” düşüncesi hukuken doğru değildir.

Alkollü Araç Kullanma Cezası Sabıkaya İşler mi?

Alkollü araç kullanma nedeniyle uygulanan trafik idari para cezası ile ceza mahkemesinin verdiği mahkûmiyet kararı aynı hukuki sonucu doğurmaz.

TCK m.179/3 kapsamında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi halinde adli sicil bakımından sonuçlar doğabilir.

Buna karşılık HAGB kararı verilmesi halinde durum farklıdır.

HAGB kararları, normal mahkûmiyet kayıtlarından farklı olarak kendilerine özgü bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak kanunda belirtilen amaçlarla ve yetkili makamlar tarafından kullanılabilir.

Bu nedenle yalnızca kişinin alkollü araç kullanırken yakalanmış olmasından hareketle sabıkası bulunacağı sonucuna varılamaz. Adli sicil bakımından sonuç, ceza soruşturmasının ve yargılamanın nasıl tamamlandığına bağlıdır.

Sonuç: Alkollü Araç Kullanmanın Sonucu Yalnızca Trafik Cezası Değildir

Alkollü araç kullanmanın hukuki sonuçları, yalnızca trafik idari para cezası ve sürücü belgesinin geri alınmasıyla sınırlı değildir.

Özellikle 1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullanılması halinde TCK m.179/3 kapsamında ayrıca adli işlem yapılır. Sürücünün daha düşük bir alkol oranında güvenli şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun somut olarak tespit edilmesi halinde de ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

Bu suçun güncel cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir.

Ancak kişinin sonuçta kaç ay ceza alacağı veya cezasının ceza infaz kurumunda yerine getirilip getirilmeyeceği tek bir promil değerinden hareketle belirlenemez.

Seri muhakeme veya basit yargılama usulünün uygulanması, HAGB, erteleme ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi gibi ihtimaller somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir.

Burada önemli olan, trafik cezasının ödenmesiyle adli sürecin sona erdiğinin düşünülmemesidir. Alkollü araç kullanma nedeniyle düzenlenen trafik tutanağı ve başlatılan ceza soruşturması, birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Sık Sorulan Sorular

Alkollü araç kullanmak kaç promilde hapis cezası gerektirir?

1,00 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücü hakkında TCK m.179/3 kapsamında adli işlem yapılır. Daha düşük bir promil oranında dahi alkol nedeniyle güvenli araç kullanamayacak durumda olduğu somut olarak tespit edilen sürücü bakımından suç oluşabilir.

1,20 promil alkollü çıkan kişi kaç ay hapis cezası alır?

TCK m.179/3 kapsamında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Ancak kişinin sonuçta alacağı ceza, temel cezanın belirlenmesine ve uygulanabilecek indirimlere göre değişir. Yalnızca 1,20 promil ölçüm sonucuna bakılarak kesin bir ceza miktarı söylenemez.

İlk kez alkollü araç kullanırken yakalanan kişi cezaevine girer mi?

İlk kez yakalanmak suçun oluşmasını engellemez. Bununla birlikte kişinin adli geçmişi ve sonuç cezanın miktarı dikkate alınarak HAGB, erteleme veya seçenek yaptırımların uygulanması mümkün olabilir. Bunların uygulanmadığı kesinleşmiş hapis cezalarında infaz hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Seri muhakemede alkollü araç kullanma cezası ne kadar düşer?

Seri muhakeme usulünde Cumhuriyet savcısının belirlediği temel ceza üzerinden yarı oranında indirim uygulanır. Örneğin 6 aylık temel ceza, yalnızca seri muhakeme indirimiyle 3 aya düşer.

Basit yargılamada alkollü araç kullanma cezası ne kadar düşer?

Basit yargılamada mahkûmiyet kararı verilmesi halinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Başka bir artırım veya indirim bulunmadığı varsayımıyla 6 aylık sonuç ceza 4 ay 15 güne düşebilir.

Alkollü araç kullanma suçunda hapis cezası para cezasına çevrilir mi?

Sonuç hapis cezasının bir yıl veya daha az olması ve diğer kanuni şartların gerçekleşmesi halinde TCK m.50 kapsamında adli para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi mümkün olabilir. Bu sonuç her dosyada kendiliğinden uygulanmaz.

Alkollü araç kullanma nedeniyle hem trafik cezası hem hapis cezası verilebilir mi?

Evet. Trafik idari para cezası ve sürücü belgesinin geri alınması ile TCK kapsamında yürütülen ceza soruşturması farklı hukuki süreçlerdir. Bir olayda idari yaptırım uygulanması, fiilin ayrıca suç oluşturması halinde ceza yargılamasını engellemez.


Hukuki Dayanak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.50, 51, 61, 62 ve 179; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231, 250, 251 ve 252; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.48; Karayolları Trafik Yönetmeliği m.97; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.105/A.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page